21 Mart 2007

Direklerarası (VII Lions) Tiyatro Ödülleri

Sevgili dostlar,
Altı ayda izlediğim 80 oyun, değerlendirme ve sonunda seçici kurul toplantısı. Direklerarası Seçici Kurulu'nda İstanbul, Eskişehir ve Trabzon'da sahnelenen oyunlarla ilgili aldığımız kararları kendi siteme de taşımak istedim. Ankara ve diğer kentlerdeki oyunlarla ilgili çalışmalarımız sürüyor.
Ödüllerin Tiyatro'ya katkısının olması dileklerimle,
Aydın Ergil

İSTANBUL

Performans ve Tasarım Ödülleri

Prodüksiyon: Yüzleşme, Tuncay Özinel Tiyatrosu

Yönetmen: Zeliha Berksoy , Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım - Mikadonun Çöpleri, Beşiktaş Belediyesi Kültür Sanat Platformu

Oyun Yazarı: Nesrin Kazankaya , Şerefe Hatıralar, Tiyatro Pera

Erkek Oyuncu: Payidar Tüfekçioğlu , Yeraltından Notlar, İstanbul Devlet Tiyatrosu

Kadın Oyuncu: Laçin Ceylan , Etna-Bedendeki Kuyu, BiTiyatro

Yardımcı Erkek: Bülent Çolak , Chamaco, Semaver Kumpanya

Yardımcı Kadın: Hülya Şen , Paramparça, Hadi Çaman Yeditepe Oyuncuları

Canlandırmada Bütünlük (Ensemble): Tersine Dünya, Bakırköy Belediye Tiyatroları

Küçük Salon Erkek: Alper Kul, Böcek, DOT

Küçük Salon Kadın: Tülay Günal, Böcek, DOT ve Evren Kardeş , Yuva, Akbank Sanat Yeni Kuşak Tiyatro

Komedi Erkek: Kayra Şenocak , Ayıp Ettik, R.E.S.T. Oyuncuları

Komedi Kadın: Ayda Aksel , Omuzumdaki Melek, Tiyatro Kedi

Komedi Toplu Canlandırma (Komedi Ensemble): Tak Tak Takıntı, Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu

Sahne Tasarımı: Bahar Uyandıran , Ekmek İşçileri – Amerika Amerika, Sanat İşliği

Kostüm Tasarımı: Gülhan Kırçova, Dünyanın Ortasında Bir Yer, İstanbul Devlet Tiyatrosu

Işık Tasarımı: Yakup Çartık , Dünyanın Ortasında Bir Yer (İstanbul Devlet Tiyatrosu) – Bahar Noktası (istanbul Devlet Tiyatrosu) – Mikadonun Çöpleri (Beşiktaş Belediye Belediyesi Kültür Sanat Platformu) – Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım (Beşiktaş Belediyesi Kültür Sanat Platformu) – Kocasını Pişiren Kadın (Aysa Organizasyon) – Yuva (Akbank Sanat Yeni Kuşak Tiyatro)

Özgün Tiyatro Müziği: Can Atilla, Dünyanın Ortasında Bir Yer, İstanbul Devlet Tiyatrosu

Efekt Tasarımı: Can İşitmen , Yıldızlar Altında Cinayet, İBB Şehir Tiyatroları

Koreografi: Pınar Ataer , Leyla ile Mecnun (İBB Şehir Tiyatroları) – Tersine Dünya

(Bakırköy Belediye Tiyatroları)

Yenilikçi Tiyatro: Son Dünya, Ve Diğer Şeyler Topluluğu

Sürekli Mükemmelliyet: Genco Erkal ve Hikmet Körmükçü

Özgün Yeni Oyun: 4 bölü 4, Cem kenar, Tiyatro-Z

Lion Selim Naşit Özcan "Tiyatroya Bir Ömür" Onur Ödülleri

"Usta Sahne Tasarımcısı": Osman Şengezer

"Usta Kadın Oyuncu": Dilek Türker

Kerem Yılmazer "Genç Yetenek" Teşvik Ödülleri

Pelin Doğru, Tiyatro Öteki Hayatlar

Başak Daşman, Müjdat Gezen Tiyatrosu

Gözde Altuner, Müjdat Gezen Tiyatrosu

Deniz Gönenç Sümer, İstanbul Devlet Tiyatrosu

Ufuk Özkan, Tiyatro Komedi

Özel Ödüller

  • Metin Zakoğlu, Erenköy'de apartman müştemilatında yaptığı kaliteli tiyatro çalışmaları nedeniyle
  • Sinan Demirer, Eskişehir'de kaliteli tiyatro yapılmasındaki katkıları ve Cezaevi Tiyatro Çalışmaları nedeniyle
  • İzmir Devlet Tiyatrosu-50 yıldan beri İzmir'lilere kaliteli oyunlar sunması nedeniyle
  • Tacettin Diker, Karagöz Ustası-Karagöz'ü yıllardan beri sahnede yaşatmaya çalışmadaki gayretleri nedeniyle
  • Hamit Beliğ Belli, Hacivat ve Karagöz'ün yaşatılmasındaki katkıları nedeniyle
  • Akbank Sanat, Karagöz ve Kukla Sanatına yaptığı katkıları nedeniyle
  • Trabzon Gençlik Meclisi, Limitsizsiniz Projesi nedeniyle
  • Yıldırımspor Kulübü, Alkışlar Tiyatro grubu olarak sahneledikleri "Şeytana Uyma" oyunu nedeniyle
  • Yıldız Sahne Oyuncuları, Profesyonelliğe ilk adım olarak Yıldız Üniversitesinde sahneledikleri "Salaklar Sofrası" oyunu nedeniyle
  • İstanbul Valiliği, etkinlik.istanbul.gov.tr, Internet Sitesi nedeniyle
  • Sahne Tiyatro Dergisi-Ankara, yazılı basın olarak tiyatroya katkıları nedeniyle
  • Tiyatro Pera, "Şerefe Hatıralar" oyunu için hazırladıkları mükemmel Program Broşürü nedeniyle.

Tiyatro Basın ve Halkla İlişkiler ve Tiyatro Yöneticileri

(program bilgi akışındaki duyarlılıklarına teşekkürlerimizle)

Akbank Sanat, Halil Bolayırlı

Tiyatro Kedi, İpek Altıner

İstanbul Devlet Tiyatrosu, Nihal Çalışkan

DOT, Özlem Daltaban

Oyun Atölyesi, Rana Doğusa

ESKİŞEHİR

Yönetmen: Mustafa Sekmen , Aşkın Karın Ağrısı, Tiyatro Anadolu

Erkek Oyuncu: Sermet Yeşil , Büyük Aşıkların Sonuncusu, Eskişehir BB Şehir Tiyatrosu

Kadın Oyuncu: Aylin Aydoğdu , Kadınlar da Savaşı Yitirdi, Tiyatro Anadolu

Prodüksiyon: Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım , Eskişehir BB Şehir Tiyatrosu

TRABZON

Yönetmen: Mesut Yüce , Barut Fıçısı, Trabzon Şehir Tiyatrosu

Erkek Oyuncu: Erşan Utku Ölmez , Ödenmeyecek, Ödemiyoruz, Trabzon Devlet Tiyatrosu

Kadın Oyuncu: Ayla Baki ,Ödenmeyecek, Ödemiyoruz, Trabzon Devlet Tiyatrosu

20 Mart 2007

İki 27 Mart Bildirisi

Bu yıl 27 Mart Dünya Tiyatro Günü için iki bildiri var:

1) Bozkurt Kuruç

http://www.devtiyatro.gov.tr/web/haberler/27martbildirge.htm

2) Ferhan Şensoy

http://www.tiyatrom.com/dunya_tiyatro_gunu_karsi_2007.htm

Dostlarıma duyurmak istedim.

4 Mart 2007

96. Yaşında Vedat Günyol'u Anıyoruz



Zermatt


İsviçre'nin ünlü Buzul Ekspresi'nin batıdaki son durağı Zermatt (1,620 m. yükselti). Etrafı Avrupa'nın en ünlü kayak pistleriyle çevrili bu minik kasaba, çukurda olmasına karşın, tertemiz havasıyla dikkatimizi çekiyor trenden indiğimizde. Temiz havanın nedeni, kasabaya akaryakıt kullanan araçların sokulmaması. Zermatt'ta, taksiler elektrikli (akülü) motorla çalışıyorlar, hem gürültü yapmıyorlar, hem de çevreyi hiç kirletmiyorlar, bir de faytonları var, İstanbul'un adalarındakiler gibi, onlar da çevre dostu.

İtalya sınırı, Zermatt'tan salt 10 kilometre uzaklıkta olmasına karşın, doğa geçişe izin vermiyor. 5,700 kişinin yaşadığı Zermatt 'ın konaklama tesislerinde 6,700'e yakın yatak kapasitesi var. Bölgedeki otellerde doluluk oranı her mevsim çok yüksek, rezervasyonsuz gidilmemesi öneriliyor. Bu küçük kasabada 91 lokanta var, dağdaki lokantaların sayısı ise 40'a yakın. Evler hep ahşap, her pencereden allı morlu çiçekler sarkıyor. Bir de keçileri var Zermatt'ın, günde iki kez sokaklarını adımlayan. Bir yanda elektrikli taksiler, öte yanda, çobanları eşliğinde boyunlarında çıngrak bulunan keçiler...

Zermatt küçücük bir kasaba, ama adı, etrafındaki tepelerle ve senenin her ayı açık olan kayak pistleriyle anıldığından önemli bir merkez olmuş. Bu tepelerin en ünlüsü, Zermatt'ın güneybatısındaki Matterhorn (4,478 m. yükselti). Fransa için Eyfel, İtalya için Piza ne ise Matterhorn da İsviçre için o. Geçen Aralık ayında, Zermatt'ta açılan "Zermatlantis" müzesinde, bu sarp kayalıktan oluşan tepe konusunda bilgi ve belgeler biraraya getirildi. Afrika kıtasının, 90 milyon yıl önce bu kayalıktan koparak oluştuğu, bu müzede kanıtlanmaya çalışılıyor. Matterhorn'a ilk kez 1865'te yedi dağcı tırmanmış, aralarından dördü tırmanırken yaşamlarını yitirmiş. Bunun bir kaza mı yoksa cinayet mil olduğu hiç anlaşılamamış. Bu tırmanıştan günümüze kalan halat parçaları da müzede yer alıyor. Günümüzde Matterhorn'a tırmanmak isteyenler, 350 Frank'lık bir bedeli ödeyerek, dağa tırmanıp adlarını kütüğe yazdırabiliyorlar.

Yine son yıllarda Matterhorn'u daha yakından izlemek için, elektrikli otobüs ve teleferikle çıkılan tepede, buzul yüzeyinden 15 metre derinlikte oluşturulan Buzul Sarayı en çok turist çeken yerlerden biri. Burada buzdan heykelleri izleyebilir, şarapları tadabilirsiniz. Klein Matterhorn (3,883 m.) dağının üzerindeki gözlem platformu, Avrupa'nın, Alpler'i en yüksekten gören gözlem platformu olarak biliniyor.

İsviçre Alpler'inin en yüksek tepesi Dufourspiltze de (4,634 m.) bu bölgede.

Zermatt'ın çevresindeki kayak pistleri dört tepenin yamaçlarında yer alıyor: Sunnegga (3,103 m.), Gornergrat, Klein Matterhorn ve Schwarzsee. Toplam 313 kilometre uzunluğundaki bu pistlerde senenin her ayında kaymak mümkün.

Zermatt'tan bir de dağ treni hareket ediyor. Kremayer (iki rayın ortasında dişli üçüncü ray) destekli ray üzerinde hareket eden Avrupa'nın açık havada en yükseğe tırmanan Gornergrat treni, yolculuk sonunda Gornergrat (3,089 m.) tepesine varıyor. İsviçre Alplerinin en yüksekteki oteli bu tepede yer alıyor. Bu tepeden görülen dağ manzaraları eşsiz.

Tüm tren ve teleferik yolculuklarının sonunda başka teleferik hatları çıkıyor karşınıza. Eğer, birkaç günlük tren kartı aldıysanız, Zermatt 'ın trenlerinden bazılarına para ödemeden binmeniz mümkün. Her teleferik istasyonunda yemek yerken Alpler'i izleyebileceğiniz lokantalar kurulmuş.

Zermatt'ın çevresinde o kadar fazla görülecek yer var ki, hangisinden başlasanız, onun ardında başka yeni yerler çıkıyor karşınıza. Bir sonraki yazıda bunlardan bazılarına değinmeye çalışacağız.

Zermatt ile ilgili tüm bilmek istedikleriniz için başvurabileceğiniz adres: http://www.zermatt.ch/index.e.html
(Cumhuriyet Gazetesi Gezi Eki Sayı 71, 28 Şubat 2007)

19 Aralık 2006

Alpler’i “Buzul Ekspresi”inden Görmek


Ekspres denince, akıla “hızlı giden tren” gelir. Ekspresler, posta trenlerine göre daha hızlı giderler ve ara istasyonlarda durmazlar. Saatte 35 kilometrelik ortalama hızı olan, dünyanın en yavaş (!), ama hiç gecikmeyen ekspresi, İsviçre’nin “Buzul Ekspresi”dir (Glacier Express). Tren, İsviçre’nin güneydoğusunda, önceki yazımızda sözünü ettiğimiz St. Moritz (ve Davos) ile güneybatısında Zermatt’ı, dünyanın en güzel doğa görüntülerinin arasından geçerek birbirine bağlamaktadır. İsviçre trenleri için 4, 8, 15 ve 30 günlük alınan biletler bir rezervasyon bedeli ödemek koşuluyla bu ekspreste de kullanılabilmektedir.


“Buzul Ekspresi”ne (Glacier Express) yalnızca doğa güzelliklerini izlemek için binildiğinden, vagonlar da bu amaca yönelik tasarlanmış. Ekspres her iki yönde de sabahları hareket ederek sekiz buçuk saatlik bir yolculuk sonrası son istasyona ulaşıyor. Trene öğle saatlerinde, İsviçre yemeklerinin sunulduğu bir yemek vagonu ekleniyor ve yemek saati sonrasında bir başka istasyonda terkediliyor.

“Buzul Ekspresi”, 1930 ile 2003 arasında üç şirket (RhB, FO ve VZ) tarafından işletiliyordu. FO ve VZ şirketleri 2003’de MGB adı altında birleştiklerinden, trenin işletimi o tarihten bu yana iki yerel demiryolu şirketi tarafından gerçekleştirilmektedir: Rhaetian Demiryolları (RhB) ve Matterhorn Gotthard Demiryolları (MGB).


Demiryolu hattının uzunluğu 300 km civarında, yolculuk sekiz buçuk saat sürdüğüne göre, ortalama hız saatte 35 (!) kilometre. Buzul ekspresi bu hızla “dünyanın en yavaş ekspresi” unvanını taşımaktadır. Dünyanın bu en güzel güzergahının üzerinde 291 viyadük (köprü) ve 91 tünel bulunmaktadır, bunlar olmadan Alpler’i geçmek herhalde mümkün olamazdı. Güzergah üstündeki sanat yapılarının her biri (köprü ve tüneller) birer mühendislik harikası olarak anılmakta.


Yolculuğa deniz yüzeyinden 1775 metre yükseklikteki St. Moritz’den, doğal güzellikleriyle ünlü “Albula Hattı”nı geçerek başlayan ekspres, 80 kilometre sonra deniz yüzeyinden 585 metre yükseklikteki Chur’a inmektedir. Albula Hattı’nın en büyük özelliği, bu inişi sağlayabilmek için birçok yerde helezona benzer yapıya sahip olmasıdır. Bu hattın sonundaki Filisur’da, Davos’tan ve St. Moritz’den gelen hatlar birleşmektedir. Filisur’dan sonra yakınındaki şatolarla ünlü Reichenau ve Disentis’e ulaşılır. Hattın Disentis’den sonraki dik eğimli bölümü için bulunan çözüm ilginç: İki rayın arasında tam ortada “kremayer” adı verilen özel dişli üçüncü bir ray döşenmiş, trene hattın bu bölümünde katılan özel lokomotifler bu dişli rayın üzerine oturan dişli tekerlekleri aracılığıyla rampaları rahatça inip çıkabiliyorlar. Tren, bu dik rampadan sonra 2033 metre yükseklikteki Alpler’in en yüksek geçitinden geçerek havanın her mevsim soğuk olduğu Andermatt’a ulaşmaktadır. Andermatt, Avrupa’nın deniz yüzeyinden en yüksek tren istasyonudur. Andermatt’ı geçer geçmez karşımıza çıkan ve 1982’de tamamlanmış olan Furka-Basis tüneli, trenin kışın da işletilebilmesine olanak sağlıyor. Tren Rhone vadisinde inişe geçerek Brig’e, deniz yüzeyinden 650 metre yükseklikteki Visp’e ve yeniden yükselti kazanarak 1600 metre yükseltideki Zermatt’a ulaşır.

Lokomotiflerin düdük sesi, bizim tarihe karışan buharlı lokomotiflerinkiyle aynı. İnsan kendini buharlı lokomotifin çektiği bir trende hissediyor.


Yolcular sekiz buçuk saat boyunca, Alpler’in en güzel manzaralarını izliyor: Bir yanda karlı dağlar, öte yanda çayırlar, çalılıklar, onların arasından daima gümüş renginde akan “deliçaylar”, bir anda karşınızda beliriveren şelaleler, minik ama özenle yapıldığı belli olan köy istasyonları, pencereleri çiçeklik dolu ahşap evler, üzerinden zevk ve heyecanla geçilen viyadükler, hemen onun ardından girilen tüneller... Rampa çıkarken ya da inerken gözlenen görüntüler ise apayrı bir tad veriyor yolculara.

İnsan bir tren yolculuğu yapmak için, İstanbul’dan uçağa binip İsviçre’ye gider mi? Gider. İşte biz bunu yaptık. Bu bahaneyle de ülkenin birçok kentini gördük. Tren turizmi ülkemizde yok gibi, keşke bizde de “Pamukkale”, “Güney”, “Van Gölü” ve “Doğu” ekspresleri bu görüşle çalıştırılsalar...

(Cumhuriyet Gazetesi'nin Gezi Eki Sayı 61, 20 Aralık 2006)